Suluovanın Sesi Gazetesi - Köşe Yazısı

Eki 2, 2017

Fabrikanın Abisi

 

Hakk’a ve haklıya ulaşmak için, her baktığımız göz nur, her yaptığımız iş ummandır… niyette edepsizlik, fikir de şüphe olmasın yeter ki… Bu engebeli ve zorlu yolda, emin olun kılı kırk değil kırk bin kere yarmakta, iğneyle kuyu kazmaktayız... en azından kendi nam-ı hesabıma bunu rahatlıkla söyleyebilirim.

 

11 Eylül’de Fabrikanın kampanya açılış töreninde Sayın Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Saatcı’yı tebrik ettim. Bu vesile ile buradan 2017/2018 kampanyanın sorunsuz ve tam kapasite çalışmasından dolayı başta Başkan Saatcı üzere tüm yönetim kurulunu tekrar tebrik eder, başarılar dilerim.

 

Sayın Saatcı ile yaptığımız sohbetten kısaca bahsetmek istiyorum.

 

Sayın Mustafa Saatcı’yla sohbet etmek, nasıl bir insan olduğunu anlamak, bu manada kamuoyunu aydınlatacak kalemi oynatmak için fabrikada bir araya geldiğimizde ne yalan söyleyeyim sevinerek gidip, üzülerek döndüğüm söyleşilerden biri olacak diye korkmuş, sükût-u hayale uğramaktan endişe etmiştim… Yanılmışım…

 

Sayın Başkan Saatcı, kendi hikâyesini anlatmaya başladığı andan itibaren… Kısa zamanda çok büyük bir kariyerinin olduğunu, siyasette elde ettiği bir dolu başarıyı, aldığı takdirleri, yaptığı işleri, hemen anlamamak için ya ard niyetli olmak yada taraf olmak gerek… Öyle ki söyleşimiz sırasında gelen telefonlardan bazılarının üst düzey siyasetçilerden, bürokratlardan ve bir birinden önemli insanlara ait olduğunu söylersem zannederim ne demek istediğimi anlarsınız…

 

Neyse, birkaç dakika sonra, lafı çok uzatmadan “Amasya Şeker Fabrikasının Başkanı olmak, neden ateşten gömleği giymek istediniz, anlamadım” dedim… Tebessüm etti.  Söylediğimi duymamış gibi yaptı… ve konuşmasına devam etti…

 

Sohbet ederken onlarca telefon geldi. Gelen onca telefondan anladığım kadarı ile bazıları hastası için doktor, kimisi evladı için iş, birçoğu darda olan başına şefkatli bir el istiyordu… Ama ille de Mustafa Saatcı’dan hep birileri bir şeyler istiyordu… DARLANDIM…

 

O da her derdi kendine dert edinmiş, yardım isteyene yardımcı olmak için var gücüyle mücadele ediyordu… “Siz hiç kimseden bir şey istemez misiniz?” dedim. “İstemez olur muyum? Benim için dua etmelerini isterim, bundan büyük istek olur mu?” dedi. SUSTUM…

 

Projelerinden bahsetti, Fabrika için olması gerekenleri belirtti. Hazırladığı birçok projelerinden bahsetti, bazen bağırdı, bazen kahkaha attı, daha bir sürü şey söyledi. Anlattı, anlattı, anlattı. Dolu, dopdolu bir insandı. Söyleyecek çok sözü, anlatacak çok hikâyesi vardı…  Ama ben Yaradan Rabbimin büyüklüğüne bir kez daha iman ederek… harika bir insanla tanışmanın, onunla aynı havayı solumanın mutluluğu ile anlattığı hiç bir şeyi doğru dürüst DİNLEMEDİM… Zira karşımda oturup mütemadiyen bir şeyler anlatan bu insanın konuşmasına hiç gerek yoktu ki…

İşte o an kendi kendime dedim ki, ben Fabrikanın başkanı ile değil, çalışanların ve çiftçinin abisi ile sohbet ediyorum.  

 

“Aynası iştir insanın lafa bakılmaz.” demişler. “Fahri kardeşim anladınız mı beni…” dedi… Anladım dedim. Evet, belki layıkıyla dinlemedim ama emin olun çok güzel anladım… Hem insan, karşısında böyle bir kıymeti görür de, nasıl anlamazdı ki?…

 

Sayın Başkanım, bu çıktığınız meşakkatli yolda bazı engeller çıkacaktır. Muhalefet yapanlar, iftira atanlar ve karalamalar olacaktır. Meyve veren ağacı taşlayacaklardır. Gümüşhacıköy Belediye Başkanı iken yaptıklarınız yapacaklarınızın teminatı diyor, fabrika ile ilgili projelerinizin üçte birini gerçekleştirdiğiniz an itibari ile bu çiftçi sizin heykelinizi Fabrikanın göbeğine diker… demedi demeyin.

Selam ve Dua ile..

 

Fahri Dadak

Suluovanın Sesi Gazetesi

Amasya Şeker Fabrikası A.Ş. Şeker Mah. Diriliş Cad. No:2 05500 Suluova / Amasya